Estetik plastik cerrahi ameliyatları sonrası yara izleri

Estetik plastik cerrahi ameliyatları sonrası yara izleri

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Çiğdem Ünal, estetik plastik cerrahi ameliyatlarının ardından meydana gelen yara izleri konusunda detaylı açıklamalarda bulundu. Bu izlerin en az belli olacak şekilde kalabilmesi için plastik cerrahların ameliyat sırasında uyguladığı bazı teknikler ve sonraki takiplerde kullandığı materyaller vardır.

Plastik Cerrahlar Yara İzini Azaltmak İçin Neyi Farklı Yapar?

Estetik amaçlı yapılan ameliyatlarda en çok dikkat edilen husus, kalacak ameliyat izinin vücudun saklanabilir bölgelerinde olmasıdır. Örneğin, bir meme ameliyatının izinin sütyenin dekolte bölgesinden gözükmemesi, karın germe izinin iç çamaşırın içinde gizlenebilmesi, yüz germe izinin kulağın önündeki kırışığa ve saçlı derinin içine saklanması, kol germe izinin ön bakışta hatta arkadan düz bakışta görünmemesi vb.

Saklanabilir bölgelere yerleştirilen ameliyat izlerinin en az fark edilecek şekilde kalabilmesi icin reaksiyon yapmayan ama dayanıklılığı olan ipliklerle dikilmesi gerekir.

Uzun sürede eriyen ve dayanıklılığı olan dikiş malzemeleri yaraların geç dönemde genişleyip daha belirgin hale gelmesini engeller. Ancak bazı durumlarda çabuk eriyebilen dikişler tercih edilebilir.

Örneğin, burun ameliyatlarından veya ağız içi yapılan müdahalelerden sonra birkaç haftada kendiliğinden eriyen dikişler tercih edilir.

Hangi Durumlarda Yara İzi Belirgin Kalır?
Ameliyat sonrası herhangi bir nedenle ameliyatın dikiş hattında açılma, enfeksiyon olması biraz daha geniş bir yara izine neden olabilir. Bazı durumlarda alınan her türlü önleme rağmen pembe, deriden kabarık, kaşıntılı bir iz kalabilir.

Bu şekilde kalan izlere “hipertrofik skar” denir. Ameliyat izinin çevresine taşan aynı görünümde bir iz kalmiş ve ameliyattan 1-2 sene sonra bile solmamış izlere ise “keloid” denir.

Yara İzlerini Hafifletmek İçin Ne Yapılabilir?
Yara iyileşmesindeki kolojen oluşumu sırasında meydana gelen farklılığa dayalı olduğu düşünülen bu durumlar için uygulanan bası tedavisi, silikonlu yara izi bantları, iz içine enjekte edilebilen özel ilaçlar mevcuttur.

Çoğu zaman hipertrofik izleri hafifletmek mümkündur. Az sayıda kişide yara ayrışmasına bağlı görülen hipertrofik yara izlerinde yara izini daraltma veya küçültme amaçlı izi cerrahi olarak çıkarıp tekrar dikerek uygun takiplerle iyileştirilebilir.

Kelloidlerde ise tedavi süreci daha uzundur. Tedaviye dirençli olgular görülebilir. Hipertrofik skar ve kelloidlerin en önemli nedeninin genetik yatkınlık olduğu düşünülmektedir.